Çocuğunuzu anlamak, gelişimini desteklemenin ilk adımıdır

Kategori:

Çocuğunuzu anlamak, gelişimini desteklemenin ilk adımıdır

Çocuğunuzun gelişimini desteklemek istiyorsunuz. Onunla oyun oynuyor, kitap okuyor, yeni şeyler öğrenmesi için fırsatlar yaratıyorsunuz. Yine de günlük yaşamda nasıl karşılık vereceğinizi bilemediğiniz anlar oluyor.

“Yardım edince kızıyor, yardım etmeyince ağlıyor.”
“Evde konuşuyor ama başkalarının yanında sessiz kalıyor.”
“Oyuna katılmak istiyorum, beni uzaklaştırıyor.”

Böyle anlarda “Ne yapmalıyım?” diye düşünmek anlaşılır. Yanıtı ararken bir soruya daha yer açabiliriz:

“Bu anı çocuğum nasıl yaşıyor olabilir?”

Bu soru, hemen bir açıklama bulmak için değil; gördüğümüz davranışın öncesine, yaşandığı koşullara ve çocuğumuzun ihtiyaçlarına bakabilmek için bir başlangıçtır.

Aynı davranışın arkasında farklı yaşantılar olabilir.

Ayakkabısını giydirmeye çalıştığınızda ayağını çektiğini düşünün. Evden çıkmanız gerekiyor, zaman daralıyor. Siz yeniden deniyorsunuz, o daha yüksek sesle itiraz ediyor.

Bu anda “Yine hazırlanmak istemiyor” diye düşünebilirsiniz. Ancak henüz bilmediğimiz şeyler var: Kendisi giymeyi mi deniyordu? Ayakkabı ayağını mı rahatsız etti? Oyununu bırakmaya hazır değil miydi? Söylediğinizi anlayıp hazırlanmak için biraz daha zamana mı ihtiyacı vardı?

Çocuğunuzu anlamak, bunlardan birini seçip doğru kabul etmek değildir. Nasıl karşılık verdiğini gözleyerek düşüncenizi yeniden değerlendirmektir.

“Sen giymek istedin” dediğinizde ayakkabıya uzanıyor mu? Biraz beklediğinizde yeniden deniyor mu? Başka bir ayakkabıda da aynı şekilde zorlanıyor mu?

Çocuğun verdiği karşılık, ilk düşündüğümüz açıklamayı değiştirebilir.

Yaşı bize yol gösterir; çocuğumuzu tanımak bakışımızı derinleştirir.

Çocukların hangi yaşlarda hangi becerileri kazandığını bilmek önemlidir. Bunun yanında, çocuğun o beceriyi günlük yaşamda nasıl kullandığına da bakarız.

Bir şeyi yapabiliyor olması, her koşulda aynı kolaylıkla yapacağı anlamına gelmeyebilir. Örneğin kendi seçtiği oyunda sırasını bekleyebilen bir çocuk, çok istediği bir oyuncak için beklerken daha fazla desteğe ihtiyaç duyabilir.

Burada kendimize şunu sorabiliriz:

“Bunu yapabildiği zamanlarda ne farklı?”
“Yorgun olduğunda ne değişiyor?”
“Ben nasıl yardım ettiğimde daha kolay ilerliyor?”

Gelişimsel izlem de bu bilgileri önemser. Ebeveynin gözlemleri, çocuğun gelişim öyküsü ve uzmanın değerlendirmesi birlikte ele alınır. Böylece çocuğun güçlü yanları ve destek ihtiyacı zaman içinde daha iyi anlaşılır. [1]

Çocuğunuz konuşmadan da size pek çok şey gösterebilir.

Size uzattığı bir oyuncak, elinizden tutup bir yere götürmesi, yüzünü çevirmesi, yaklaşması ya da uzaklaşması… Bunların her biri, neyle ilgilendiğini ve etkileşimi nasıl yaşadığını anlamak için gözleyebileceğimiz işaretlerdir.

Oyuncağını size uzattığında hemen nasıl oynanacağını göstermek isteyebilirsiniz. Kısa bir süre beklemek ise onun ne yapmak istediğini görmenize alan açar. Oyuncağı açmanızı mı bekliyor? Sizin de tutmanızı mı istiyor? Birlikte gülmek için daha önce yaptığınız hareketi mi tekrarlıyor?

Çocuğun başlattığı bu küçük anlara karşılık vermek; bakışların, seslerin, hareketlerin ve sözcüklerin karşılıklı gidip geldiği bir iletişim oluşturur. Bu etkileşimler, erken iletişim ve sosyal gelişim açısından önemlidir. [2]

Ben gelişimsel desteği düşünürken bu anlara özellikle dikkat ederim. Çünkü çocuğun neye yöneldiğini görmek, onunla nereden ilişki kurabileceğimize dair yol gösterir.

Anlamaya çalışmak, sınır koyarken de mümkündür.

Çocuğunuzun neden zorlandığını merak etmek, istediği her şeyi yapmak anlamına gelmez. Örneğin parktan ayrılırken ağladığında gitme kararınızı sürdürebilir, aynı zamanda oyunu bırakmanın onun için zor olduğunu kabul edebilirsiniz:

“Oynamaya devam etmek istiyorsun. Şimdi eve gidiyoruz. Yanındayım.”

Sonrasında o anı düşünmek, bir sonraki ayrılışa hazırlanmanıza yardımcı olabilir:

“En çok hangi anda zorlandı?”
“Ayrılacağımızı önceden söylediğimde ne değişti?”
“O anda söylediklerimi dinleyebilecek durumda mıydı?”

Bu soruların amacı, ağlamayı tamamen ortadan kaldıracak bir yöntem bulmak değildir. Çocuğunuzun zorlandığı anlarda ne tür bir desteğe ihtiyaç duyduğunu daha iyi tanımaktır.

Sizin yaşadıklarınız da bu ilişkinin bir parçasıdır.

Çocuğunuz ağladığında siz de gerilebilir, acele edebilir ya da ne yapacağınızı bilemeyebilirsiniz. Özellikle yorgun olduğunuzda durup düşünmek güçleşebilir.

Kendinize dönüp şu soruyu sormak da anlamaya çalışmanın bir parçasıdır:

“Çocuğum böyle davrandığında bende ne oluyor?”

“Beni dinlemiyor” diye düşündüğünüzde verdiğiniz karşılıkla, “Şu anda oyunu bırakmakta zorlanıyor” diye düşündüğünüzde verdiğiniz karşılık farklılaşabilir. Bu, her zaman sakin kalmanız gerektiği anlamına gelmez. Kendi düşüncenizi fark etmek, o anda size nelerin yardımcı olabileceğini görmenizi sağlayabilir.

Ebeveynlerin de dinlenmeye, anlaşılmaya ve destek almaya ihtiyacı vardır. Dünya Sağlık Örgütü, erken çocukluk gelişimini desteklerken bakımverenlerin ihtiyaçlarının ve ruh sağlığının da gözetilmesini önerir. [3]

Araştırmalar, ebeveynlere çocuklarıyla etkileşim kurma ve günlük yaşamda öğrenme fırsatları oluşturma konusunda sunulan desteğin çocukların gelişimine katkı sağlayabildiğini göstermektedir. Bu katkı, aileye ve uygulanan desteğin özelliklerine göre değişir. [4]

Çocuğunuzu anlamak, bütün davranışlarının nedenini çözmeniz demek değildir. Onu gözlemledikçe düşüncenizi değiştirebilmeniz, bilmediğiniz yerde merakınızı korumanız ve ihtiyaç duyduğunuzda yardım alabilmenizdir.

Gelişimiyle ilgili sizi düşündüren durumlar varsa bunları bir uzmanla paylaşabilirsiniz. Gözlemleriniz, değerlendirme sürecinin değerli bir parçasıdır. [1]

Bugün birlikte geçirdiğiniz bir anı düşünün:

Çocuğunuz ne yaptı? Siz bunu nasıl yorumladınız? Aynı an’a onun tarafından baktığınızda başka ne görüyorsunuz?

Çocuğunuzu tanımak, bu sorulara zaman içinde açılan bir yerdir. Vereceğiniz destek de onu tanıdıkça şekillenir.


Kaynakça

  1. Lipkin, P. H., Macias, M. M. ve ilgili AAP kurulları. (2020). Promoting optimal development: Identifying infants and young children with developmental disorders through developmental surveillance and screening. Pediatrics, 145(1), e20193449.
  2. Center on the Developing Child at Harvard University. (t.y.). Serve and return.
  3. World Health Organization. (2020). Improving early childhood development: WHO guideline.
  4. Jeong, J., Franchett, E. E., Ramos de Oliveira, C. V., Rehmani, K. ve Yousafzai, A. K. (2021). Parenting interventions to promote early child development in the first three years of life: A global systematic review and meta-analysis. PLOS Medicine, 18(5), e1003602.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: dijital creative tarafından içerik korunmaktadır!