Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) çocukluk çağı nörogelişimsel bozukluklardan biridir.
Ebeveynlerin yaklaşık %80’i, çocuklarının gelişimsel farklılıklarına ilişkin endişelerinin 2 yaşından önce başladığını belirtmektedir. Bu yaşta otizm klinik olarakta fark dilebilmesine rağmen, tanı genellikle 4–5 yaş sonrasında konulmaktadır.
Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı (DSM-5), otizmi:
- sosyal iletişim ve etkileşimdeki sınırlılıkların
- tekrarlayıcı davranışlar
- sınırlı ilgi alanlarıyla karakterize edilen,
karmaşık etiyolojik nedenlere sahip bir nörogelişimsel bozukluk olarak tanımlamaktadır.
OSB klinik belirtilerini anlamak için “ortak dikkat” kavramını anlamak önemlidir. Ortak dikkat ebeveyn ve çocuğun aynı anda aynı kişi, nesne ya da olaya ilgi göstermesidir. Ortak dikkat, yaşamın 0-3 ayından itibaren bebeğin nesneleri takip etmesi ile başlayıp, 9-10. aydan itibaren bir şeyleri göstermesi ile ortak dikkati başlatabilme becerisi gelişip, 18. Aydan itibaren ise bu paylaşıma duygu bileşeninin katılması ile zenginleşir.
Tanı almak ya da almamak tanılamadan bağımsız çocukta gözlemlenen ya da annelerin genellikle hissettiği (ve çoğunlukla doğru olan) gelişimsel gerilikler ve farklılıklar için zaman kaybetmeden bir uzmandan gelişimsel değerlendirme için destek alınmalıdır. Eğer çocuğun gelişiminde bir zorluk tespit edildi ise bireysel eğitim planlaması yapılmalı ve hemen ‘erken müdahale’ başlamalıdır.
OSB Tarama:
Çocuk izleminin en önemli basamaklarından birisi gelişimsel değerlendirmedir. Amerikan Pediatri Akademisi gelişimsel izlem kapsamında 18 ve 24 aylık kontrollerde otizme özgü standart tarama testlerinin uygulanması yoluyla tüm çocukların OSB semptomları için taranmasını önerir. Çünkü gelişiminde zorluklar olan bu çocuklar için erken müdahale çok önemlidir. Gelişimi olumlu yönde etkiler hızlı ve uzun vadede sürdürülebilir iyileşmeler sağlar.
Ülkemizde 18-30/36 aylık çocuklarda otizm tarama amaçlı kullanılan Değiştirilmiş Erken Çocukluk Dönemi Tarama Ölçeği (M-CHAT) 23 maddeden oluşmaktadır. Genelde ailelerin doldurduğu bir testtir. Ancak bir uzman ile birlikte uygulanması daha sağlıklı sonuçlar vermektedir. Bu ölçek tanılama değil, yalnızca çocukta “otizm şüphesi” olup olmadığını gösteren bir tarama ölçeğidir. Bu ölçekte otizmi en iyi tanımlayan maddelerin işaret etme, bir şeyi göstermek için getirme, rol yapabilme/hayali oyun, ilgi çekmeye çalışma, işareti izleme, söylenenleri anlayabilme” olduğu saptanmıştır.
OSB belirtilerinin ortaya çıkışı olgudan olguya farklılık göstermesinden dolayı belirtilerin 3 yaşından önce tanınması zor olabilmektedir. Ebeveynler genellikle çocuklarının gelişimsel özelliklerindeki gecikmelere duyarlıdır. 15 aylıkken ayakta duramayan, 18 ayı geçmesine rağmen yürüyemeyen, 12-18 aylık olmasına rağmen kelimeleri olmayan çocuklar için aileler hekimlere başvurmaktadır. Ancak bu fiziksel gecikmelerin dışında sosyal iletişim-etkileşim alanındaki gecikmeler aileler tarafından çok fark edilememekte ve başvurular 18 ay sonrasını bulmaktadır. Bu durumda erken müdahale fırsatları kaçırılmaktadır.
OSB Tanılama:
Tanılama sadece “psikiyatri hekimleri” tarafından Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabına (DSM-5) göre yapılır.
OSB bir spektrum olması nedeni ve yaşa göre çokça farklılık göstermesi sebebi ile tanılama süreci oldukça dinamiktir.
OSB tanılamasında spesifik bir belirti ve test yoktur ancak disiplinler arası çalışma, klinik gözlem ve bazı yapılandırılmış testler tanılamada veri sağlamaktadır. Autism diagnostic observation schedule (ADOS-2) ve Childhood Autism Rating Scale, (CARS-2) gözleme dayalı klinik tanı süreci için sıklıkla kullanılır. Gelişimsel öykü, doğum öyküsü, annenin gebelik süreci, çocuğun tıbbi durumu doğumsal anomaliler mutlaka dikkate alınır.
Özellikle 3 yaşından küçük çocuklarda ayırıcı tanıda güçlükler yaşanabilir. Bu durumda tanılamadan bağımsız çocukta gözlemlenen bir zorluk var ise zaman kaybetmeden ‘erken müdahale’ uygulanmalıdır. Özellikle küçük yaş gruplarında uygulanan müdahalelerin iletişim ve etkileşimli oyun temelli olması, çocuğun sosyal duygusal gelişimini hedeflemesi çok önemlidir.
OSB Tedavi:
OSB’de tedavi çok boyutludur ve disiplinler arasıdır. Kesinlikle her çocuk için bireyselleştirilmiş eğitim uygulanmalıdır. Çocuğun ihtiyacına göre nöroloji, gastroenteroloji, ergoterapi (duyu bütünleme), dil ve konuşma terapisi desteği alınmalıdır.
Her çocukta belirtiler ve ihtiyaçlar farklıdır buna göre oluşturulacak tıbbi ve eğitsel müdahale çocuğun gelişimini sağlayacaktır. Müdahale yoğunluğu ve miktarı yine çocuğun ve ailenin ihtiyaçları doğrultusunda belirlenir.
OSB’de müdahalenin temel hedefi çocuğun yaşadığı zorluklarda gelişim sağlaması ve ‘kendi potansiyeline’ ulaşmasıdır. Aile bu müdahalede çok önemli bir yerdedir ve aktif rol alır. Çocuğun çevresel düzenlemeleri okul aile iş birliği, ev programları ile program desteklenir.
Kaynak:
Aydos, S., & Çalış, E. S. (2021). Otizm spektrum bozukluğu öncesi ve sonrasıyla tanı: Çocuk gelişimci bakış açısıyla bir inceleme. Türkiye Sağlık Bilimleri ve Araştırmaları Dergisi, 4(1), 31-53.
Mutlu, E. H., & Doğan, A. (2025). Otizm Spektrum Bozukluğunda Sosyal Beceri Gelişimine Yönelik Müdahale Programlarının İncelenmesi.
ŞENGÜL-ERDEM, Ö. Ü. H. (2021). DIR/Floortime: Otizm spektrum bozukluğunda bir erken müdahale modeli. Kalem Eğitim ve İnsan Bilimleri Dergisi, 11(1), 21-39.
Yanardağ M., Huri M., (2021). Otizm Spektrum Bozukluğunda Duyu-Algı-Motor Sorunlar ve Müdahale Süreci. ALPASLAN OTİZM VAKFI YAYINLARI, Sakarya.


Bir yanıt yazın