Çocuğum Her Şeyi Anlıyor Ama Konuşmuyor: Beklemeli miyiz?

Kategori:

“Her söylediğimizi anlıyor.”

“Ne istediğini bize bir şekilde anlatıyor.”

“Evde biz onu zaten anlıyoruz.”

“İstediği şeyi gösteriyor, elimizden tutup götürüyor.”

“Babası da zaten geç konuşmuş..”

“Biraz daha bekleyelim, belki kreşe başlayınca açılır.”

Konuşması geciken çocukların ailelerinden bu cümleleri oldukça sık duyuyorum.

Son dönemde gelişimsel değerlendirmesini yaptığım 2-3 yaş civarındaki çocuklarda da benzer bir tabloyla karşılaştım. Çocuklar günlük yaşamda kendilerine söylenenlerin önemli bir bölümünü anlayabiliyor; ihtiyaçlarını işaret ederek, bakışlarıyla, bedenini kullanarak ya da çeşitli sesler çıkararak çevresindekilere anlatabiliyordu. Anne, baba ve kardeş de çoğu zaman çocuğun ne istediğini anlayabiliyordu.

Fakat önemli bir nokta vardı: Çocukların iletişim amacıyla kullanabildiği işlevsel sözcükleri yoktu.

Üstelik artık mesele yalnızca konuşamamak değildi. İletişimde yaşadıkları güçlükler sosyal ilişkilerine, günlük yaşamlarına, hayal kırıklıklarıyla baş etme becerilerine ve davranışlarına da yansımaya başlamıştı.

Dil gelişimi tek bir beceriden oluşmaz. Çocuğun kendisine söylenenleri anlaması genel olarak alıcı dil, düşüncelerini, ihtiyaçlarını ve deneyimlerini dil yoluyla ifade edebilmesi ise ifade edici dil becerileri içinde değerlendirilir. Bir çocuk söylenenleri anlayabilir, günlük rutinleri takip edebilir, işaret ederek istediğini gösterebilir, yetişkinin elinden tutarak onu istediği yere götürebilir ve bakışlarını iletişim amacıyla kullanabilir. Bunların hepsi önemli iletişim becerileridir. Ancak çocuğun söylenenleri anlaması, ifade edici dil gelişimindeki belirgin bir gecikmenin gözden kaçırılması gerektiği anlamına gelmez.

“Bizi anlıyor” ile “dil gelişimi yaşına uygun ilerliyor” aynı şey değildir.

2 yaşındaki çocuk ne kadar konuşur?

Çocukların gelişim hızları birbirinden farklıdır. Bu nedenle gelişimsel kilometre taşlarını her çocuğun aynı gün ulaşması gereken kesin hedefler olarak düşünmemek gerekir. Bununla birlikte gelişimsel kilometre taşları bize çocuğun gelişiminin beklenen yönde ilerleyip ilerlemediğini izlemek için önemli bilgiler verir.

CDC’ye (U.S. Centers for Disease Control and Prevention) göre 2 yaş civarında çoğu çocuk iki sözcüğü bir araya getirmeye başlar. Örneğin “daha süt” gibi iki sözcüklü ifadeler kullanabilir. Söylendiğinde bazı vücut bölümlerini gösterebilir ve işaret etmenin yanı sıra farklı jestler kullanabilir.

30 ay civarında ise yaklaşık 50 sözcük kullanılması ve bir eylem sözcüğü içeren iki ya da daha fazla sözcüğün bir araya getirilmeye başlanması beklenen dil ve iletişim kilometre taşları arasındadır.

Bu sayılar tek başına bir çocuğa tanı koymak için kullanılmaz. Çocuğun iletişimi, anlaması, jestleri, sosyal etkileşimi, oyunu ve genel gelişimiyle birlikte değerlendirilir.

3 yaşındaki çocuk ne kadar konuşur?

3 yaş civarında dil artık yalnızca birkaç nesnenin adını söylemekten çok daha fazlasıdır.

Bu dönemde çoğu çocuk:

  • en az birkaç karşılıklı dönüş içeren konuşmalara katılabilir,
  • “kim?”, “ne?”, “nerede?” ve “neden?” gibi sorular sorabilir,
  • bir resimde gerçekleşen eylemi söyleyebilir,
  • sorulduğunda adını söyleyebilir,
  • aile dışındaki kişiler tarafından çoğu zaman anlaşılabilecek kadar açık konuşabilir.

ASHA (American Speech-Language-Hearing Association) da 2–3 yaş döneminde sözcük kombinasyonlarının sık kullanılmasını, çocuğun sözel olarak dikkat çekmeye çalışmasını, sorular sormasını ve konuşmasının giderek daha anlaşılır hale gelmesini beklenen iletişim becerileri arasında gösterir.

Dolayısıyla 3 yaş civarında hâlâ iletişim amacıyla kullanılan işlevsel sözcüklerin bulunmaması, yalnızca “biraz geç konuşuyor” denilerek beklenmesi gereken bir durum değildir.

Anne babalar çocuklarının iletişim biçimini zaman içinde çok iyi öğrenirler. Çocuğun buzdolabına bakışından su istediğini, kapının önünde durmasından dışarı çıkmak istediğini veya çıkardığı belirli bir sesten hangi oyuncağı istediğini anlayabilirler. Zamanla aile içinde çocuğa özgü oldukça etkili bir iletişim sistemi gelişebilir. Çocuk işaret eder, anne anlar. Bir ses çıkarır, baba ne istediğini bilir. Yetişkinin elini tutup mutfağa götürür ve istediği yiyecek verilir. Çocuk aslında iletişim kurmaktadır. Ancak bunu büyük ölçüde konuşma dışındaki yollarla gerçekleştirmektedir. Sorun çoğu zaman çocuğun sosyal dünyası genişlediğinde daha görünür hale gelir. Öğretmeni, akranı veya onu ilk kez gören bir yetişkin, ailenin öğrendiği bu özel iletişim sistemini bilmez.

Bu nedenle: “Çocuğum kendini bize anlatabiliyor” ile “çocuğum yaşına uygun sözel iletişim kurabiliyor” aynı şey değildir.

Küçük bir çocuk için dil yalnızca nesnelerin isimlerini söylemek değildir. Dil aynı zamanda:

“İstemiyorum.” “Ben yapacağım.” “Bana ver.” “Canım acıdı.” “Ben de oynamak istiyorum.” “Yardım et.” diyebilmenin aracıdır. Çocuğun dünyası büyüdükçe söylemek istediği şeyler de çoğalır. Ancak anlatmak istedikleriyle bunları ifade edebileceği araçlar arasındaki mesafe büyüdüğünde çocuk günlük yaşamda daha fazla zorlanabilir. İstediğini anlatamadığında öfkelenebilir. Anlaşılmadığında ağlayabilir. Bir akranıyla yaşadığı sorunu sözel olarak çözemeyebilir. Bir oyuna katılmak isteyip bunu nasıl ifade edeceğini bilemeyebilir.

Bu nedenle yoğun öfke, ağlama veya zorlayıcı davranışlarla karşılaştığımızda yalnızca:

“Bu davranışı nasıl durduracağız?” diye sormak yerine bazen önce: “Bu çocuk bize davranışıyla ne anlatmaya çalışıyor ve bunu anlatabileceği başka hangi iletişim araçlarına sahip?” diye sormamız gerekir.

“Kreşe başlasın, konuşur” doğru mu?

Akranlarla birlikte olmak, oyun oynamak ve zengin bir dil ortamında bulunmak çocuk gelişimi açısından değerlidir. Ancak kreş, dil ve konuşma değerlendirmesinin veya ihtiyaç varsa dil ve konuşma terapisinin yerine geçmez. “Akranlarının arasına girsin.” “Okula başlayınca açılır.” “Biraz sosyalleşince konuşur.” gibi öneriler belirgin bir konuşma gecikmesinde gerekli değerlendirmeyi ertelememelidir. Kreş çocuğun gelişimini destekleyen çevrelerden biri olabilir; profesyonel değerlendirme ve terapi gerekiyorsa bunların alternatifi değildir.

Tek bir sözcük sayısına bakarak bir çocuk hakkında karar vermek doğru değildir. Ancak;

  • yaşına göre sözel iletişiminin belirgin biçimde sınırlı olması,
  • 2 yaş civarında sözcükleri bir araya getirmemesi,
  • 2,5–3 yaş döneminde sözcük kullanımının çok sınırlı olması veya işlevsel konuşmanın gelişmemiş olması,
  • dil gelişiminde uzun süre belirgin ilerleme görülmemesi,
  • daha önce kullandığı sözcükleri veya iletişim becerilerini kaybetmesi,
  • söylenenleri anlamada da belirgin güçlük bulunması,
  • iletişim güçlüğünün oyununu, sosyal ilişkilerini veya günlük yaşamını belirgin biçimde etkilemesi

durumlarında değerlendirmeyi ertelememek gerekir.

Belirgin bir dil ve konuşma güçlüğünde Dil ve Konuşma Terapisti (DKT) değerlendirmesi önemlidir. Dil ve konuşma değerlendirmesi yalnızca “kaç kelime söylüyor?” sorusundan ibaret değildir. Çocuğun yaşına ve güçlüğünün niteliğine göre alıcı dil, ifade edici dil, sözcük dağarcığı, sözcükleri bir araya getirme, konuşma seslerinin üretimi, iletişimin işlevsel kullanımı ve konuşmanın anlaşılabilirliği gibi alanlar değerlendirilebilir.

Ancak özellikle erken çocukluk döneminde yalnızca konuşmaya değil, çocuğun bütün gelişimsel profiline bakılması da önemlidir.

Her konuşma gecikmesi aynı mıdır?

Hayır. Bir çocukta temel güçlük ifade edici dil alanında olabilirken diğer gelişim alanları yaşına uygun ilerleyebilir. Başka bir çocukta ise dil güçlüğüne;

  • söylenenleri anlamada güçlük,
  • sosyal iletişim farklılıkları,
  • ortak dikkat güçlükleri,
  • oyun becerilerinde sınırlılıklar,
  • işitme sorunları,
  • daha geniş gelişimsel farklılıklar

eşlik edebilir. Bu nedenle gelişimsel değerlendirmede yalnızca “Kaç kelime söylüyor?” sorusuna bakılmaz. Çocuğun nasıl iletişim başlattığı, jestleri ve bakışlarını nasıl kullandığı, ortak dikkati, taklit becerileri, oyunu, sosyal karşılıklılığı, söylenenleri anlaması ve iletişim güçlüğünün günlük yaşamını nasıl etkilediği de önemlidir.

Konuşma gelişimini çocuğun genel gelişiminden ve ilişkilerinden tamamen ayırarak değerlendiremeyiz.

İşitme değerlendirmesi neden önemli?

Ailelerden sık duyduğumuz bir başka cümle de: “Bizi duyuyor, işitmesinde sorun olamaz.” oluyor. Ancak çocuğun günlük çevre seslerine tepki vermesi tek başına dil gelişimi açısından işitmenin yeterli olduğunu göstermez. Bu nedenle konuşma ve dil gelişiminde belirgin bir gecikme olduğunda, çocuğun ihtiyacına göre odyolojik değerlendirme de sürecin bir parçası olabilir.

Doğru soru: “Ne zaman konuşacak?” değil, “Neden henüz konuşmuyor?”

Bence konuşması geciken bir çocukla karşılaştığımızda değiştirmemiz gereken temel sorulardan biri bu.

“Ne zaman konuşacak?” yerine:

“Konuşmanın gelişmesini şu anda ne zorlaştırıyor?” diye sormalıyız.

Çünkü aynı belirtiyi gördüğümüz iki çocuğun ihtiyaçları birbirinden tamamen farklı olabilir.

Amaç çocuğa hızla bir tanı koymak veya onu mümkün olduğunca çok terapiye yönlendirmek değildir. Amaç çocuğun gelişimsel profilini doğru anlamak, ihtiyacını belirlemek ve gerekiyorsa doğru uzmana zamanında yönlendirmektir.

“Anlıyor ama konuşmuyor” beklemek için gerekçe değildir

Çocuğunuzun sizi anlaması önemli bir gelişimsel beceridir. Jestlerle iletişim kurması, size bakması, istediğini göstermesi, sizi bir yere götürmesi ve farklı sesler kullanması da iletişim kurma çabasının parçalarıdır. Ancak: Bir çocuğun iletişim kuruyor olması, dil ve konuşma gelişiminin yaşına uygun olduğu anlamına gelmez.

Özellikle 3 yaş civarında hâlâ işlevsel sözcüklerin bulunmadığı bir durumda yapılması gereken çocuğun “bir gün açılmasını” beklemek değil; dil ve konuşma gelişiminin ve genel gelişimsel profilinin değerlendirilmesini sağlamaktır.

Erken değerlendirme çocuğa etiket koymak değildir. Çocuğun gelişiminin nerede olduğunu anlamak ve ihtiyaç duyduğu desteğe zamanında ulaşmasını sağlamaktır.


  • Çocuğum 3 yaşında ve hiç konuşmuyor. Normal mi?

3 yaş civarında iletişim amacıyla kullanılan işlevsel sözcüklerin hiç bulunmaması değerlendirilmesi gereken önemli bir gelişimsel işarettir. Çocuklar farklı hızlarda gelişse de bu durumda yalnızca beklemek yerine dil ve konuşma gelişiminin değerlendirilmesi gerekir.

  • Çocuğum her şeyi anlıyor ama konuşmuyor. Yine de değerlendirme gerekir mi?

Evet. Söylenenleri anlamak önemli bir gelişimsel beceridir ancak alıcı dil ve ifade edici dil farklı alanlardır. Çocuğun anlamasının iyi olması, ifade edici dildeki belirgin gecikmenin değerlendirilmesine gerek olmadığı anlamına gelmez.

  • Konuşmayan çocuk hangi uzmana götürülmeli?

Belirgin bir dil ve konuşma güçlüğünde Dil ve Konuşma Terapisti değerlendirmesi önemlidir. Çocuğun genel gelişimsel profiline göre çocuk gelişimi değerlendirmesi, işitme değerlendirmesi veya farklı uzmanlık alanlarının görüşü de gerekebilir.

  • Kreşe başlayan çocuk konuşmaya başlar mı?

Kreş çocuğa akran etkileşimi, oyun ve zengin bir dil ortamı sağlayabilir. Ancak belirgin bir konuşma veya dil gecikmesinin değerlendirilmesinin ve gerekiyorsa dil ve konuşma terapisinin yerine geçmez.

  • Erkek çocuklar daha geç konuşur mu?

Çocuklar arasında bireysel farklılıklar vardır ancak çocuğun erkek olması belirgin bir dil gecikmesini değerlendirmeden beklemek için yeterli bir gerekçe değildir.

  • 2 yaşındaki çocuk kaç kelime söylemeli?

Sözcük sayısı tek başına gelişimsel değerlendirme değildir. CDC’nin güncel kilometre taşlarında 2 yaşta en az iki sözcüğün bir araya getirilmesi, 30 ay civarında ise yaklaşık 50 sözcük kullanılması ve eylem içeren iki veya daha fazla sözcüklü ifadelerin ortaya çıkması beklenen beceriler arasındadır. Çocuğun anlaması, jestleri, iletişim amacı, oyunu ve genel gelişimi de birlikte değerlendirilmelidir.

  • Konuşma gecikmesi çocuğun davranışlarını etkiler mi?

Etkileyebilir. İstediğini, istemediğini veya yaşadığı bir güçlüğü anlatmakta zorlanan bazı çocuklarda öfke, ağlama ve davranışla iletişim kurma daha belirgin hale gelebilir. Ancak her davranış güçlüğünü yalnızca konuşma gecikmesine bağlamak doğru değildir.

  • Çocuğum bizi duyuyor. Yine de işitme testi gerekir mi?

Günlük seslere tepki vermesi işitmenin dil gelişimi açısından yeterli olduğunu tek başına göstermez. Dil ve konuşma gecikmesinin değerlendirilmesinde, gerekli görüldüğünde odyolojik değerlendirme de yapılabilir.

Kaynaklar:

https://www.cdc.gov/act-early/milestones/2-years.html

https://www.cdc.gov/act-early/milestones/30-months.html

https://www.cdc.gov/act-early/milestones/3-years.html

https://apps.asha.org/EvidenceMaps/Maps/LandingPage/278c5022-32a7-4f3d-85ad-3ce292970cf5

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: dijital creative tarafından içerik korunmaktadır!