Zinciri Kırmak mı, Diğer Uca Savrulmak mı?

Kategori:

Nesiller Arası Ebeveynlik Aktarımı, Kendi çocukluğumu telafi mi? Ebeveyn Tükenmişliği mi?

“Ben çocuğuma kendi yaşadıklarımı yaşatmayacağım.”

Birçok ebeveynin içinden geçen en güçlü cümlelerden biri bu.

Belki siz de sert bir disiplinle büyüdünüz. Belki duygularınız çok da görülmedi. Belki hata yapmaya pek alan yoktu.

Ve şimdi kendi çocuğunuza bakıp diyorsunuz ki:
“Ben farklı olacağım.”

Bu çok kıymetli bir başlangıç.

Ama bazen fark etmeden şu noktaya gelebiliyoruz:

Aman üzülmesin. Aman ağlamasın. Aman hayal kırıklığı yaşamasın. Hep mutlu olsun.

Ve bir süre sonra şunu fark ediyoruz:

Sınır koymak zorlaştı.
“Hayır” demek zorlaştı.
Her duyguyu biz düzenliyoruz.
Her krizi biz çözüyoruz.

Ve ebeveynlik… yorucu olmaktan çıkıp tüketici bir hale geliyor.

Zinciri Kırmak Ne Demek?

Bilimsel araştırmalar şunu söylüyor: Ebeveynlik genellikle kuşaktan kuşağa aktarılır. Yani çoğu insan ya gördüğünü tekrar eder ya da bilinçli olarak değiştirmeye çalışır.

Siz değiştirmeye çalışan tarafta mısınız?

Ama burada ince bir ayrım var:

“Nasıl bir ebeveyn olmak istiyorum?” diye mi yola çıkıyoruz, yoksa;

“Asla annem/babam gibi olmayacağım.” diyerek mi? Sorun şu: Bu motivasyon çoğu zaman değer temelli değil, travma temelli olur.
Yani kişi “nasıl ebeveyn olmak istiyorum?” sorusuna değil, “asla ne olmayacağım?” sorusuna odaklanır. Bu bazen bizi fark etmeden diğer uca savurabiliyor.

Diğer Uca Savrulmak Nasıl Oluyor?

Diyelim ki siz çok kontrolcü bir ortamda büyüdünüz. Bunun tam karşıtı ne gibi görünüyor?

Çok esnek olmak, çok izin vermek, çocuğun üzülmesine tahammül edememek, sürekli açıklamak, sürekli ikna etmek…

Bu yaklaşım sevgi dolu bir yerden geliyor. Ama uzun vadede hem sizi hem çocuğunuzu zorlayabiliyor. Çocuk hayal kırıklığı yaşamayı öğrenemiyor. Sınırlar netleşmiyor. Ve tüm duygusal yük ebeveynin omuzlarında kalıyor.

Ebeveyn Tükenmişliği Neden Artıyor?

Son yıllarda araştırmalarda “ebeveyn tükenmişliği” (parental burnout) diye bir kavramdan söz ediliyor.  Moïra Mikolajczak ve çalışma arkadaşları tarafından geliştirilen modele göre ebeveyn tükenmişliği, yüksek ebeveynlik beklentileri ile mevcut kaynaklar arasındaki kronik dengesizlikten doğar.

Bu, sadece “yorgun olmak” değil.

  • Sürekli bitkin hissetmek
  • “Yeterli değilim” düşüncesi
  • Çocuğa karşı zaman zaman duygusal uzaklaşma
  • Kontrol kaybı ve suçluluk döngüsü

Bu durum genellikle şurada ortaya çıkıyor: İçinizdeki standart çok yüksek. Ama insan kaynağınız sınırlı.

“Çocuğum asla üzülmemeli” gibi bir hedef, insani değil. Çünkü çocukluk, küçük küçük hayal kırıklıklarıyla büyümektir. Ve her hayal kırıklığında devreye giren bir ebeveyn, zamanla tükenir.

Peki Doğrusu Ne?

Araştırmalar en sağlıklı modelin şu olduğunu gösteriyor:

  • Sıcaklık var.
  • Empati var.
  • Ama sınır da var.

Yani: “Üzgün olduğunu görüyorum.” Ama “Bu davranışa izin veremem.” Çocuğun duygusu kabul edilir. Davranışı düzenlenir.

Zinciri kırmak, çocuğu hiç üzmemek değildir.
Zinciri kırmak, çocuğun üzüldüğünde yanında kalabilmektir.

Şimdi En Önemli Kısım

Eğer şu anda bu yazıyı okuyup “Acaba ben de mi diğer uca savruldum?” diye düşünüyorsanız…

Bu kötü bir haber değil. Bu çok güçlü bir şey. Çünkü zinciri kırmaya çalışan ebeveyn farkındadır. Birçok insan otomatik olarak tekrar eder. Siz durup düşünüyorsunuz.

Bu cesaret ister.

Evet, bazen denge şaşabilir.
Evet, sınır koymayı yeniden öğrenmek gerekebilir.
Evet, “hayır” demek suçluluk yaratabilir.

Ama şunu unutmayın: Zinciri kırmaya çalışmak zaten büyük bir adımdır.

Denge sonradan öğrenilir. Sınır koymak pratikle güçlenir.
Regülasyon geliştirilebilir. Onarım Her zaman mümkün.

Mükemmel ebeveynlik yok. Ama bilinçli ebeveynlik var.

Ve siz o yoldasınız.

Kaynaklar:

Conger, R. D., Neppl, T. K., Kim, K. J., & Scaramella, L. V. (2003). Angry and aggressive behavior across three generations: A prospective, longitudinal study of parents and children. Journal of Abnormal Child Psychology, 31(2), 143–160. https://doi.org/10.1023/A:1022570107457

Langevin, R., Marshall, C., & Kingsland, E. (2019). Intergenerational transmission of maltreatment: A meta-analysis. Trauma, Violence, & Abuse, 20(2), 166–178. https://doi.org/10.1177/1524838017692382

Mikolajczak, M., Raes, M.-E., Avalosse, H., & Roskam, I. (2018). Exhausted parents: Development and preliminary validation of the Parental Burnout Inventory. Frontiers in Psychology, 9, 1021. https://doi.org/10.3389/fpsyg.2018.01021

Mikolajczak, M., Gross, J. J., & Roskam, I. (2019). Parental burnout: What is it, and why does it matter? Clinical Psychological Science, 7(6), 1319–1329. https://doi.org/10.1177/2167702619858430

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: dijital creative tarafından içerik korunmaktadır!